Atık oluşumunu ve boşa kat edilen mesafeleri ortadan kaldırıyor

Atık oluşumunu ve boşa kat edilen mesafeleri ortadan kaldırıyor

Otomotiv endüstrisi, daha verimli ve sürdürülebilir elektrikli araçlar üretmeye yönelirken, tedarik zincirinde de maliyet problemleri öne çıkıyor.

Otomotiv endüstrisi, daha verimli ve sürdürülebilir elektrikli araçlar üretmeye yönelirken, tedarik zincirinde de maliyet problemleri öne çıkıyor. Parçaların taşınmasında tek kullanımlık karton kutu kullanan üretici ve tedarikçiler, sektörün daha fazla atık üretmesine yol açıyor. CHEP’in paylaşıma ve yeniden kullanıma dayalı iş modeli, atık oluşumunu, boşa kat edilen mesafeleri ortadan kaldırarak maliyet tasarrufu ile alanında öncü bir rol üstleniyor.

Son dönemde tüm dünyada yaşanan hammadde sıkıntısı, petrol ürünlerinden gıdaya, pamuktan demir çeliğe kadar çok sayıda ürün grubunda yaşanan yüksek fiyat artışları tüketicinin karşısına zam olarak çıkıyor. Otomotiv sektörünün vazgeçilmezi olan demir-çelik ürünlerinde hem tedarik sorunu hem de fiyatlama problemi yaşanıyor.
Paylaşıma ve yeniden kullanıma dayalı iş modeliyle, otomotiv üretici ve tedarikçilerinin çevresel, operasyonel ve ekonomik olarak sürdürülebilir bir tedarik zinciri kapsamında iş süreçlerini yürütmelerine yardımcı olan CHEP, dünya çapında sürekli dolaşım halinde olan yeniden kullanılabilir konteynerleriyle boş nakliye maliyetleri gibi görülmeyen masrafları azaltıyor. Uzun transfer süreçlerinde darbelere ve hasarlara karşı dayanıklı plastik konteynerler, sadece kıtalararası tedarik riskini ortadan kaldırmakla kalmıyor, aynı zamanda yolculuklardaki hasar ve kesintilerin de önüne geçiyor.

“Müşteriler yalnızca kullandıkları kasa ve konteynerler için ödeme yapıyor”

Sürdürülebilir çalışma modeli, üstün ağ avantajı ve sektördeki uzmanlıkları sayesinde, daha akıllı ve daha sürdürülebilir tedarik zincirinde pazara öncülük ettiklerini vurgulayan CHEP Otomotiv Avrupa Bölgesi Kilit Müşteriler Lideri Engin Gökgöz: “Paylaşıma ve yeniden kullanıma dayalı iş modelimiz, döngüsel ekonomi ilkelerini izleyerek işletme maliyetlerini ve doğal kaynaklara olan talebi azaltarak daha verimli tedarik zincirleri yaratmaktadır. CHEP, müşterilerine tek kullanımlık ambalaj kullanımı veya kendi konteynerlerini yönetme dışında daha verimli ve sürdürülebilir bir alternatif sunmaktadır. Bu, müşterilerimizin temel işlerine odaklanırken yalnızca kullandıkları taşıma ekipmanları için ödeme yapmalarını sağlamaktadır. Döngüsellik DNA’mızda bulunmaktadır. CHEP ekipmanlarını müşterilere kiralamakta ve kullanımdan sonra neredeyse her birimi kontrol etmek, onarmak ve tekrar tedarik zincirine geri kazandırmak için toplamaktadır. 2025 yılına kadar uygulayacağımız sürdürülebilirlik stratejimizi, yenilenebilir tedarik zincirlerine öncülük etme hedefiyle Olumlu Gezegen, Olumlu İş ve Olumlu Toplumlar olarak belirledik.Bu strateji, daha az ‘kötü’ şey yapmaktan (yani negatif etkimizi azaltmak) gezegen ve toplum üzerinde pozitif bir etki oluşturmaya doğru evrilmektedir” dedi.

“Bilinenin aksine nakliyede kullanılan karton kutular sınıfta kalıyor”

Nakliye alanında bilinenin aksine karton kutuların verimsizliğe neden olduğunun altını çizen Engin Gökgöz konuşmasını şöyle sürdürdü: “Nakliyede kullanılan karton kutulara da değinmek isterim. Karton ambalajların teslimat sonrası toplanmaya gerek olmaması, geri dönüştürülebilir olması gibi sebeplerle uzun mesafe taşımalarında plastik kutulara göre daha az maliyetli olduğu zannediliyor. Oysaki emisyonların ve atıkların azaltılması açısından ve operasyonel açılardan bakıldığında, karton kutular sınıfta kalıyor. Dayanıksız yapısı nedeniyle daha fazla hasara neden oluyor. Karton ambalajlar, ömrü boyunca plastik konteynerlerden daha fazla sera gazı içeriyor ve uygun şekilde bertaraf etme zorunluluğu bulunduğu için düşünüldüğü kadar sürdürülebilir olmuyor”